Oruç, en başta şüphesiz ki Allah’ın emri bir ibadet olduğu için tutulmalıdır. Gayesi  Allah rızasını kazanmaktır. Ancak bundan başka oruç insanın sıhhati içinde çok faydalı bir ibadettir. Oruç fazla yemenin getirdiği zararlarını önler. Hz. Ali (ra) rivâyet ediyor: Bütün hastalıkların kaynağı, birbiri üstüne yemek yemektir. Camiüs Sağir Devamlı çalışan bir makinanın bazı zamanlarda nasıl bakıma ihtiyacı var ise, bunun gibi yorulan sindirim organlarımızın da dinlenmeye ve bakıma ihtiyacı vardır. Bunu da en iyi şekilde oruç ibâdeti yapmaktadır. Oruç bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklarına yakalanma riskini azaltır. Vücudun açlığa, susuzluğa karşı mukavemetini de arttırır. İnsana dayanıklılık ve tahammül gücü kazandırır.  Oruç ömrü de uzatır.  Çünkü o, sıhhatın devamını ve gençlik çağının uzamasını te`min edebilir. Sadece uzun yaşayan ama hasta olan bir insan, tıp nazarında uzun ömürlü sayılmaz. Uzun ömür, vücûdun dinç ve sağlam kalması demektir. Sinir, kalp ve damar sisteminin dengesini sağlar Vücudumuzda birçok sistemin çalışmasını düzenleyen sempatik ve parasempatik otonomik sinir sistemini düzenlenmesine yardımcı olur. Başımız ağrıyor ama… Beyin normal zamanlarda sadece glikoz kullanırken oruç dönemlerinde yağların yıkılması sonucu oluşan keton cisimlerini kullanmayı yeniden hatırlar. Birkaç gün süren bu adaptasyon sırasında oruç tutanlarda geçici olarak baş ağrısı olabiliyor. Ruh sağlığını dengeye getirir Orucun bir ibadet olarak tutulması ve kudretli bir varlığın himayesine girdiğine inanmanın getirdiği güven duygusu, kişilere huzur verir.   "Her şeyin bir zekâtı vardır. Vücudun zekâtı da oruçtur."  Yani, zekâtı vermek, nasıl malı ve malın pisliğini giderip temizliyorsa, oruç da vücudu temizleyip vücuttaki zehirleri, fazlalıkları bertaraf eder; insanı hastalıklardan kurtarır.