Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerde Allah'a ortak koşmak, yani şirk; adam öldürmek, ana babaya karşı gelmek, zina, içki içmek, faiz yemek, namuslu kadınlara namussuzluk iftirası atmak, büyü yapmak, savaştan kaçmak ve yalancı şahitlik yapmak vesaire En Büyük Günahlar arasında zikredilmiştir. Hadislerde ayrıca Peygamber Efendimiz (sav) mahşer günü, büyük günah işlemiş müslümanlara bile şefaat edeceği bildirilmiştir. İslam alimleri arasındaki ilk fikir ayrılıkları da En Büyük Günahlar'ın mahiyeti konusunda yaşanmıştır. Bu çerçevede hangi günahların büyük günah sayıldığı ve büyük günah işleyenlerin dini durumu hakkında hayli literatür oluşturulmuştur. En yaygın iki görüşten birine göre Allah'ın rızasına aykırı bütün işler büyük günah sayılırken diğer bazı görüşler bu kadar katı olmamıştır. Bu bağlamda, büyük günahların sayısını 700'e kadar çıkaranlar olduğu gibi 70 ile sınırlı tutanlar da mevcuttur. Bütün günahları büyük günah sayanların başında Haricîler gelir. Fakat İbn Hacer'de olduğu gibi, bu görüşe katılan Sünnî âlimlerin de bulunduğu söylenebilir. Bir başka anlayışa göre, ilâhî emirlerle bağdaşmayan her davranış büyük günah kapsamına girmekle birlikte, bunların bir kısmı diğerlerine oranla küçük kabul edilebilir. Ancak hiçbir günah küçük sayılamayacağından, büyük günahların sayısını ve niteliklerini belirlemek mümkün değildir. Eşarî, Bâkıllânî, İbn Fûrek ve Ebû İshak el-İsferâyînî gibi mütekaddimîn devri Eşariyye kelâmcıları bu görüştedir. (İbn Hacer el-Heytemî, Zevacir, Beyrut, 1408, 1/5) Yine de yaygın Hanefi içtihadına göre, ne kadar günahkar olursa olsun bir müslümanı dinden çıkmakla itham edemeyiz. Zira iman; Allah'a ve İslam'a inanmak olup şartları arasında 'amel' yoktur. Buna bir delil olarak şu getirilebilir: Kur'an-ı kerimde adam öldürenlerin kısas cezasına çarptırılması emredilirken mezkur şahıslardan 'müminler' diye bahsedilmektedir. Yani, adam öldürmüş olmasına rağmen Kur'an'da hala mümin olarak anılıyorlar. Gizli şirk ve göz zinası gibi fillerde büyük günahlardandır. İslâm inancında, peygamberler dışında bütün insanlar günah işlerler. Günah, Yüce Allah'ın emir ve yasaklarına aykırı söz ve davranışların din açısından suç sayılmasıdır. Yüce Allah'ın hem emrettiğini yapmamak, hem de yasakladığını yapmak, aynı şekilde günahtır. Büyük Günah Kavramı Günahların hepsi eşit olmadığından, inançtan günlük davranışlara doğru uzanan bir çizgide, büyük günahlar ve küçük günahlar diye ikiye ayrılırlar. Büyük günahlara kebîre (ç. kebâir), küçük günahlara sagîre (ç. sagâir) adı verilir. Büyük günahlar, yanlış ve bozuk inançlar, imandan ve dinden çıkma, bireysel ve toplumsal huzursuzluğa, bozgunculuğa, sapmaya, anomiye ve çürümeye sebep olan, hakkında tehdit edici âyet veya hadis bulunan, işleyenin dünyada ve âhirette ceza görmesine yol açan dinî, bireysel ve toplumsal büyük suçlar ve davranışlardır. Gerçek bir mü'min, büyük küçük bütün günahlardan sakınmaya çalışır. Ama sorumluluğu ve sonuçları daha ağır olduğundan özellikle büyük günahlara yaklaşmamalıdır. Yüce Allah, şöyle buyuruyor: "Size yasak edilen büyük günahlardan sakınırsanız, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli/övgün bir yere sokarız." (Nisa, 4/31) Büyük günahlar; itikat, iman, ibadetler ya da günlük hayatın akışıyla ilgili hususlarda yapılması haram, terkedilmesi farz olup, mü'minin bilmesi gereken temel esaslardandır. Geleneksel dinî kitaplarda gelişigüzel sıralanan 72 büyük günahı, 32 ve 54 farzın sistematiğine yaklaştırarak paralellik gösteren tarzda sıralamaya çalışacağız: "Büyük Günahlar" önemli ölçüde 54 Farz olarak sayılan durumlardan terk edilmesi istenenleri yapmak ya da yapılması istenenleri terk etmek suretiyle ortaya çıkar. Büyük günahların sayısı çoktur. Ancak geleneksel dinî kitaplar, pedagojik bir dehayla öğrenme ve akılda kalma kolaylığı açısından, büyük günahların başlıcalarını toplayan "72 Büyük Günah" kavramını geliştirerek, şematik ve sistematik bir liste belirlemişlerdir.