1- DUA İLE ALLAH'A SIĞININ "Duanız olmasa Allah'ın gözünde ne değeriniz olacak!?" buyruluyor. Dua, müminin Allah'la birebir iletişim kanalı olduğundan dua ile Allah Teala'ya iltica etmeli, derdimizi ona açmalıyız. Hiç şüphesiz biz ona bir adım gittiğimizde, o bize iki adım gelecektir. Biz dualar ile ona sığındığımızda o bizi geri çevirmeyecektir. 2- ZAMANIN ÖNEMİNİ UNUTMAYIN Asra yemin olsun ki insan mutlaka ziyandadır. (Asr Suresi/1-2) İnsana bu dünyada çok kısa ve kısıtlı bir zaman ihsan edildiği gibi bu kadarcık zamana hakim olduğumuz da söylenemez. Zaman akıp gidiyor, herkes göz açıp kapayıncaya kadar ömrünün nihayetine erişiveriyor. İş işten geçmeden kendimize gelmeliyiz! 3- ÖLÜMÜ TEFEKKÜR EDİN ‘Dünyevi hazları gözden düşüren ölümü sıkça hatırlayınız.’ (Tirmizî, Zühd 4) buyuruyor Efendimiz (sav). Hem bizler, ölümü sık sık hatırlamak için kefenini sarık olarak başında taşıyan, mezarlıkları şehrin içine kuran bir ecdadın torunlarıyız. Ölümü düşünmek dünyaya olan hevesi kırar, insanı ahireti düşünmeye sevk eder. 4- ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN Vicdan ‘Allah görüyor’ der ama gaflet zamanlarında onu sessize alırız. Tekrar ses vermek için vicdanımızı harekete geçiren bir kişi ile konuşabiliriz, bizi etkileyen bir sohbeti tekrar dinleyebiliriz, bir süre hareketlerimize çeki düzen vermemize sebep olan kitabı tekrar okuyabiliriz, artık aklımıza gelen ne varsa hepsini tekrar gündeme getirmeliyiz. vicdan tekrar devreye girdiğinde bir süre daha gaflet hali devam edebilir ama onu sessize almadığımız sürece kısa bir bunalım halinden sonra sorumluluklarımızı yerine getirmeye başlarız inşallah. 5- ERTELEMEYİN "Erteleyen, helak olmuştur!" buyuruyor Sevgililer Sevgilisi. Bizler de ibadetlerimizi, günlük zikirlerimizi vesaire ertelememeliyiz. Zira biriktirmek başlı başına bir hata olmakla beraber ibadette devamlılık esastır. Çünkü devamlı olmayan ibadet bir müddet sonra insanı terk eder.