Almanya'da müstahdem imamımız Mustafa Cimşit, bildik imamlardan değil! O, haftanın beş günü hapishanelerin karanlık koğuşlarına giren, hapishane binasında ofisi bulunan ve kendi geçiş kartına sahip olan tek imam! Vazifesi ise radikal ve muzır ideolojilere kapılan müslümanların "ruhlarını kurtarmak"!   Almanya’da Müslüman mahkumların radikalleşmemesi için önleyici çalışma yapan Mustafa Cimşit, ziyaret ettiği İstanbul’da Milliyet’in sorularını yanıtladı. 2010 sonbaharında bomba ihbarı yaparak Almanya’nın aşırı İslamcı yeni terör dalgasıyla tanışmasına neden olan Emrah isimli teröristle uzun süre boyunca görüşen Cimşit, çabalarının sonucunda Emrah’ın sorgulama ve düşünme evresine girmesini sağlamış, Alman basını bu başarısından hayli çok bahsetmişti. Fransa'da Charlie Hebdo dergi binasını basan Said ve Cherif Kouachı kardeşlerle Kopenhag'da iki kişiyi öldüren Ömer Abdülhamid El Hüseyin'in hapishanede de sorun çıkarmaya devam etmesi Avrupalıları bu konularda tedbir almaya yönlendirmişti Frankfurt’taki bir hapishanede çalışan Cimşit, ‘manevi bakım uzmanı’ olarak mahkumların sıkıntıları ve ‘radikalleşme’ eğilimlerini tespit edip onlarla bire bir ilgileniyor. Cimşit, hapishanedeki odasına gelen mahkumlarla yüz yüze görüştüğünü, örneğin bir mahkumun kızıyla yaşadığı sorunu çözmek için kızının evine gidip konuşma talep ettiğini söyledi. OTORİTE BOŞLUĞU VAR Cimşit'in uzun bir müddet meşgul olduğu Emrah, 2013 yılında hapisten Kuzey Ren Vestfalya İçişleri Bakanlığı'na bir mektup yazmıştı. Samimi ve trajik bir lisanla “Dışarı çıktığımda ne olacağını bilmiyorum gerçekten. Hiçbir işim ya da eğitimim yok. İş pazarında çalışma şansım sıfır gibi bir şey...” demişti. Cimşit’e göre, hapishanede radikalleşen insanların cezaevi çıkışı sonrasında iş ve gelecek konusundaki büyük kaygıları onların radikalleşmesini etkileyen bir durum. Cezaevinden çıkınca iş ve gelecek kaygısı olan, yabancı ülkede yaşayan Müslümanlar aşırıcı terör örgütlerinin kolayca yakalayabilecekleri bir av haline geliyor. Cimşit, Almanya’daki gibi bir ‘manevi bakım uzmanlığı’ kurumunun olmaması, devletin mahkumlara din hizmetini yeteri kadar ulaştırmaması nedeniyle Türk hapishanelerinde bir otorite boşluğu olduğunu söyledi. HAPSE ATILMAMALARI LAZIM Türkiye’deki hapishanelerin durumunu görmek için geçen sene Kandıra Cezaevi’ni ziyaret eden Cimşit, bir mahkumun kendisine söylediklerini hâlâ kelimesi kelimesine hatırlıyor: “Ben eskiden Müslüman değildim. Müslümanlığı burada öğrendim. Bizim Müslüman zannettiklerimiz de Müslüman değilmiş. Bir şeyler yapmamız lazım. Bir eylem yapmamız lazım.” Cimşit, yavaş yavaş radikalleşmeye başlayan ve eylem arayışına giren mahkumun, radikal kişiler ve gruplarla görüşerek bu noktaya geldiğini tahmin ediyor. Cimşit'in fikrince Türkiye'deki hapishaneler mahkumları radikal ideolojilere sürüklemeye gayet uygun mekanlar. O'na göre, cezaevi vaizlerinin görevleri genişletilmeli ve "manevi bakım uzmanlığına" dönüştürülmeli. Almanya'da mahkumların yüzde 20 ila 25'inin müslüman olduğunu belirten Cimşit; Alman nüfusunun yalnız yüzde 5'inin müslüman olduğu hatırlanırsa mahkum sayısında görülen bu oranın hayli yüksek olduğunu vurguladı. Cimşit’in Almanya’da manevi bakım uzmanı olarak hizmet verdiği hapishanedeki 600 mahkumun 150’si Müslüman. Almanya’da 14-18 yaş arası mahkumların neredeyse yarısının, 18-21 yaş arası mahkumların yüzde 33’ünün Müslüman olduğunu aktaran Cimşit, 21’den büyük kişilerde ise bu oranın yüzde 20-25 arasında değiştiğini belirtti. Cimşit’e göre, bunun nedenleri ırkçılık, ayrımcılık, dışlanmışlık ve fırsat eşitsizliği. Cimşit, Almanya’dan Suriye ve Irak’a giderek askeri eğitim alan ancak orada bir terörist eyleme karışıp karışmadığı belli olmayan kişilerin yakalanıp tutuklanmasının çözüm olmadığını belirtti. Cimşit, ‘devletin varlığını tehlikeye atmakla suçlanan’ kişilerin bu yolla daha da radikalleşeceklerini ve topluma kazandırılmalarının zorlaşacağını düşünüyor.