Matematikte sıfır yok edici elemandır. Hangi sayıyla çarparsanız çarpın sonuç yine sıfırdır. Aynen gıybette sıfır gibidir bütün güzel amelleri siler, bitirir. Ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi gıybet de sevapları yer bitirir. Bir kimsenin arkasından duyduğu zaman hoşlanmayacağı şekilde konuşmak gıybettir. Halk arasında çok kullanılan “olanı söylüyoruz”  sözü de yanlıştır. Eğer o konuşmayı o kimse duyduğunda hoşuna gitmeyecekse olanı da söyleyemeyiz. Zaten olmayan bir şeyi söylemek o kimseye iftira olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)de bir hadislerinde gıybeti şöyle tarif etmektedir. `Gıybet nedir, bilir misiniz? “Allah ve Resûlü daha iyi bilir,” dediler. Peygamberimiz (s.a.v.): `Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır` buyurdu. Söylenen ayıp eğer okardeşimde varsa, ne dersiniz?` diye soruldu: Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftira ettin demektir,`buyurdu.(Müslim Birr 70) Yine başka bir hadisi şerifte; Gıybetten sakının! Çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina eder, sonra tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul buyurur. Ancak gıybet eden, gıybet edilen affetmedikçe, mağfiret olunmaz. (Kenzul-ummâl, 3/1057) Cenab-ı Hak Hucurat-12 suresinde şöyle buyurmaktadır: Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allaha karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.(Hucurat-12) Gıybet, insanlar arsında güven duygusunun zedelenmesine sebep olur. Gıybetin yaygın olduğu bir toplumun huzur ve güvenliği de bozulur. Bir insanı arkasından çekiştirdiğimiz zaman, kendisi yanımızda olmadığından dolayı kendisini savunamaz. Nasıl ki bir ölü kendini savunamazsa yanımızda olmayan bir insanda kendini öyle savunamaz. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu. Gıybet etmeyin! Zira gıybette 3 afet vardır: 1- Yaptığı hayır ve hasenat kabul edilmez.   2- Üzerine günahlar birikir.   3- Dualar asla kabul edilmez. Kıyamet günü amel defteri eline verilen kul orada işlememiş olduğu iyiliklerin yazılı olduğunu görünce Ya Rabbi, bu iyilikler bana nereden geldi?der. Allah (cc) da O iyilikler senden habersiz olarak senin gıybetini yapanlardan geldi. der. Hadisi Şerifte şöyle buyrulur: Aziz ve Celil olan Rabbim beni miraca çıkardığında, demirden tırnaklarla yüzlerini ve gözlerini tırmalayan bir topluluğa rastladım. Cebraile dedim ki: Bunlar kimlerdir? Şöyle dedi: Bunlar gıybet ederek insanların etlerini yiyen ve onların şereflerine dil uzatanlardır. (Müsned, 3:224) Gıybet edeni Allahü Teâlâ on şeyle cezalandırır: 1.Rahmetinden mahrum eder.(Ahirette biz amellerimizle değil rahmeti ilahi ile cennete gireceğiz.) 2.Meleklerden uzak eder. 3.Taatini, iyiliklerini yok eder.(Kabir âlemine amellerimizle gideceğiz.) 4.Resülullah`ın ruhunu ondan çevirir. (Şefaati uzamaya nail olamaz.) 5.Allahü Teâlâ ona gadab eder.(Allah mümin kulunun kalbine 360 defa rahmet nazarı ile bakar. Gıybet yaparsa gadaba döner.) 6.Ruhu teslim olurken, onu baş aşağı eder. 7.Kabir azabı şiddetli olur. (Kabir azabı 3 şeyden olur. Gıybet-kovuculuk-bevil) 8-Ölüm zamanında amellerini sevapsız bırakır. 9.Cehenneme yakın eder. 10.Cennetten uzak eder. (Cehennemden en son çıkan, gıybetten tövbe edendir. Cehenneme ilk giren, gıybetten tövbe etmeden ölendir. R. Nasihin) (Dürretül vaizin)