“Kıyamet gününde dört şeyden sorgulanmadıkça, kulun ayakları yerinden kımıldamaz: ömründen, onu ne ile yok etti; gençliğinden, onu nerede çürüttü; malından, onu nereden kazandı ve nereye sarf etti; ilminden, onunla ne yaptı.”(Tırmızî) Düşünün ki hac aşkıyla yanıp tutuşan gençlerin ahirette gençliklerini nasıl geçirdikleri sorulduğunda verecek bir cevapları var! 1 - HACCI ERTELEMEYİN Fırsatını bulduğunuzda hacca gitmeyi iş güç, evlilik diyerek ertelemeyin. Zira hem gençken gitmek daha faziletlidir, hem de bu fırsat karşınıza bir daha gelmeyebilir. Gençlik de, ömür de kısa... “Sadece az bir süre kaldınız, keşke siz bilmiş olsaydınız” (Kur’an-ı Kerim, Mü’minun Suresi 114. Ayet) buyuruyor rabbimiz... İbni Ömer radyallahu anh (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: “Akşama ulaştığında sabahı gözetme, sabaha kavuştuğunda da akşamı bekleme. Sağlıklı anlarında hastalık zamanın için, hayatın boyunca da ölümün için tedbir al.” (Buharî) Hadis-i şerif uyarınca da Hac fırsatını bulduğumuz anda ileriye dönük hesapları bırakıp sanki pek yakın bir zamanda ölecekmiş gibi bu ibadeti yerine getirmeliyiz. 2- HAC İÇİN ACELECİ OLUN “Farz haccı eda etmek için acele edin. Çünkü biriniz, başına ne geleceğini bilemez.” (İbni Mace, Ahmed) Birinci maddeyle paralel olarak; hacca niyetlendikten sonra da elimizi ağırdan almamalı, süreci bir an önce işletmeliyiz. “Allah buyurdu: Kullarımdan sağlıklı olan ve beş yıl boyunca imkânı olan ve Benim Evimi ziyaret etmeyen kimse mahrumdur.” (İbni Hibban & Ebu Ya’la Müsned) “Mahrum” kelimesinin ilk anlamı, aklımıza geleceği üzere, bir şeylerden yoksun olmaktır ki buradaki anlamı da Hacca gitme imkânı olduğu halde gitmeyen kimselerin, kendilerini, yararlı ve iyi şeylerden mahrum bırakarak Mahşer Günü’nde hayal bile edilemeyecek bir pişmanlıkla karşı karşıya getirmeleridir. 3- HAC FAKİRLİĞİ YOK EDER Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “Haccı ve umreyi peşi peşine yapınız. Bu ikisi körüğün; demir, altın ve gümüşün pasını yok ettiği gibi, fakirliği ve günahları yok eder. Mebrur(kabul edilen) haccın sevabı ancak cennettir.” (Tırmızî, Nesaî, Ahmed). Hac için imkânlarımız varsa, endişelerimizin bizleri bu ibadeti yapmaktan alıkoymasına izin vermemeliyiz. Geçim sıkıntısı yüzünden endişeliysek, Hac ibadetini durumumuzun iyileşmesini umut ederek gerçekleştirmeliyiz ki Allah sübhanallahu ve teala bizlere bunu nasip etsin. 4- HACDA EDİLEN DUA GERİ ÇEVRİLMEZ “Hac ve Umre yapanlar Allah’ın misafirleridir. O’ndan bir şey isterlerse, onlara cevap verir. Af isterlerse, onları affeder. ” (İbni Mâce, İbni Hibban). “En hayırlı dua Arife günü yapılan duadır…” (Tırmızî, Malik) “Arefe gününden üstün bir gün yoktur. O gün Allahu teâlâ, yeryüzündekilerle iftihar ederek göktekilere, ‘Ey gök ehli, kullarıma bakın, rahmetime kavuşmak ve azabımdan kaçmak için uzak yerlerden geldiler…’ buyurur. Arefe günü Cehennemden o kadar çok kul azat edilir ki, başka günlerde bu kadar azat olmaz.” (Müslim) Ve işte, o hoşlarına giden işe girmek, beğendikleri okulu kazanmak, Allah sübhanallahu veteala ile ilişkilerini düzeltmek-aynı zamanda O’nunla yakınlaşmak, o harika kadın ya da erkekle evlenmek, aileden birini İslam’la tanıştırmak ya da doğru yola geri çağırmak isteyen gençlik için Hac, tam da yapılması gereken ibadet, tam da olunması gereken yer. Hacdayken dua etme fırsatını yakaladığınızı ve inşa’allah, tüm hayatınız boyunca bu dualarınızın karşılığını aldığınızı bir düşünün. 5- ANADAN DOĞMUŞ GİBİ TERTEMİZ “Her kim Kâbe’ye gelir, kötü söz söylemez, büyük günahlardan çekinir, küçük günahları işlemekte ısrar etmezse, günahlarından arınarak anasından doğduğu günkü gibi tertemiz olarak döner.”(Buharî &Müslim). “Umre, ikinci bir umreye kadar olan günahlara kefarettir. Mebrûr haccın karşılığı ise ancak cennettir.” (Buhari &Müslim). Allah rasulü (sav) bizzat hacı adaylarına bakın ne müjdeliyor! Yeni doğmuş gibi günahlardan arınmış, pırıl pırıl bir amel defterine sahip olduğunu hayal edin! 6- GENÇLİĞİ KULLANIN “İki nimet vardır ki insanların çoğu bunlar hususunda aldanmıştır, kıymetini takdir edip onları değerlendirmekten mahrumdur. Bu iki önemli nimet; sağlık ve boş vakittir.” (Buharî) buyuruyor Sevgililer Sevgilisi (sav)... Gençlik sağlık ve boş vaktin en bol olduğu zamanlardan biridir. Hadis-i şerifte işaret edildiği minvalde bu nimetleri değerlendirmenin en güzel yollarından biridir Hacc!... 7- GENÇLİKTE HAC TECRÜBE KAZANDIRIR Genç bir insan olarak, hayatın bu erken dönemlerinde kazanılmış deneyimler çok değerlidir ve daha kalıcı bir etkiye sahiptir. Bir kimsenin Hacda kazanabileceği en belirgin deneyim ise tüm insanların birbirine eşit olduğunu anlamasıdır. Hac ibadetini yaparken bu, dil ile ya da fikir ile ifade edilen bir olgu değil bizzat yaşanılan, pratiğe dökülen ve şahit olunan bir olgudur. Haccın Veda Haccı kısmında Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır.” (Buharî, Müslim, Tırmızî, Ahmed). Neredeyse dünyanın her köşesinden erkek ve kadınlar birlik içinde Allah’a teslim olma adına bir araya geliyor. Tüm erkekler aynı beyaz sade giysiyi giyiyorlar, tüm erkek ve kadınlar aynı şekilde ibadet ediyorlar; zengini, düşkünü, yaşlısı, genci hatta çocuklar bile bu ibadete katılıyor. Allah sübhanallahu ve teala’nın huzurunda herkes eşit bir durumda, takvaları yalnızca Allah sübhanallahu ve teala için. Ve Allah sübhanallahu ve teala hakkımızda hüküm verecek son Hâkim. Milyonlarca insan ile birlikte böyle bir deneyimi yaşamak, inşa’allah, bu dünyada insan olmanın, Allahu teala’ya teslim olunan bir ortamda Müslüman olmanın ne demek olduğunu anlamamız için kalplerimize, zihinlerimize ve ruhumuza huzur verecektir.